Perşembe, Şubat 26, 2026
Ana SayfaKültür-SanatGelenekten geleceğe: Safranbolu’da "Doğum Kültürü" belgeleniyor

Gelenekten geleceğe: Safranbolu’da “Doğum Kültürü” belgeleniyor

KARABÜK (TİHA)- Karabük Üniversitesi Turizm Fakültesi bünyesinde yürütülen Kültürel Miras ve Alan Yönetimi Yüksek Lisans Programı, Safranbolu’nun kültürel mirasını bilimsel tezlerle kayıt altına almaya devam ediyor.

Yedi yıl boyunca sürdürülen program kapsamında bugüne kadar yaklaşık 150 öğrenci yüksek lisansa kabul ediliyor. Mezun olan öğrencilerin yaklaşık 70’i tezini doğrudan Safranbolu’nun kültürel değerleri üzerine hazırladı. Programda görev alan Prof. Dr. Taşkın Deniz,  Safranbolu’nun tüm kültürel miras unsurlarını kayıt altına almayı hedeflediğini belirterek, “Belgelemezsek unutulur. Kültürel miras ancak yazılırsa, arşivlenirse ve bilimsel zemine oturtulursa kalıcı olur” dedi. 

DOĞUM KÜLTÜRÜ ÜÇ BAŞLIKTA İNCELENDİ

Prof. Dr. Taşkın Deniz, Safranbolu’da geleneksel doğum pratiklerini ele alan tez çalışmasında sürecin doğum öncesi, doğum esnası ve doğum sonrası olmak üzere üç başlık altında incelendiğini ifade etti.

Araştırmada, hamilelik döneminde anne adayına gösterilen özen dikkat çekiyor. Ağır iş yaptırılmaması, mümkün olduğunca dinlendirilmesi ve nazardan korunması için sade giydirilmesi gibi uygulamaların yaygın olduğu belirtiliyor. Büyük aile yapısının hâkim olduğu dönemlerde hamileliğin ilk aylarının gizlenmesinin ise hem sağlık riskleri hem de aile içi “adap” anlayışıyla bağlantılı olduğu vurgulanıyor.

Teknolojik imkânların bulunmadığı dönemlerde bebeğin cinsiyetinin deneyime dayalı bilgilerle tahmin edildiğini belirten Deniz, bu bilgilerin kuşaktan kuşağa aktarıldığını ve uzun yıllara dayanan gözlem ve tecrübeye dayandığını söyledi.

LOHUSALIK DÖNEMİ VE ”KIRK”RİTÜELİ

Doğum sonrası dönemin Safranbolu’da oldukça hassas kabul edildiğini ifade eden Deniz, lohusalık sürecinde annenin ağır işlerden uzak tutulduğunu ve anne ile bebeğin çeşitli uygulamalarla koruma altına alındığını aktardı. Yatağın altına bıçak, sarımsak ya da sirke konulması; nazara karşı önlemler alınması ve annenin 40 gün boyunca dikkatle gözetilmesi bu uygulamalar arasında yer alıyor.

“Kırk çıkarma” geleneğinin kültürel sürekliliğin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Deniz, kırkıncı gün anne ve bebeğin hamama götürülerek yıkandığını, ardından türbe ziyareti yapıldığını ve bu sürecin ardından misafir kabul edildiğini belirtti.

İSİM VERME GELENEĞİ

Tezde yer alan bulgulara göre bebeğe isim verme geleneğinde aile büyüklerinin belirleyici rol oynadığını söyleyen Deniz, Özellikle aile büyüğünün bebeğin kulağına ismi fısıldanması yaygın bir uygulama olarak öne çıkıyor. Geçmişte aile büyüklerini kırmadan çocuklara çift isim verilmesinin de sık rastlanan bir durum olduğu ifade ediliyor.

KÜLTÜREL HAFIZA KORUMA ALTINDA

Akademisyenler, Safranbolu’da yalnızca mimari mirasın değil; doğum, evlilik, gündelik yaşam ve inanç pratiklerinin de kültürel miras kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında her dönem yapılan değerlendirme toplantılarında hangi konuların çalışıldığı ve hangi alanların eksik kaldığı ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

Prof. Dr. Taşkın Deniz, genç kuşağın bilgiye erişimde sorun yaşamadığını ancak uygulamada popüler kültürün etkisinin arttığını belirterek, “Bizim kültürümüzdeki her davranışın bir anlamı var. Bu değerleri korumak ve geleceğe aktarmak hepimizin sorumluluğu” ifadelerini kullandı.

Safranbolu’da yürütülen bu akademik çalışmalar, kentin yalnızca tarihi dokusunu değil, toplumsal hafızasını da bilimsel yöntemlerle geleceğe taşımayı hedefliyor.

Gizem Avcu
Gizem Avcu
Karabük Üniversitesi Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Gazetecilik 3.sınıf öğrencisiyim.
Diğer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Yorumlar