KARABÜK (TİHA) – Karabük Üniversitesi Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Sebile Merve Korkmaz, ekonomik zorluklar, artan konut fiyatları, minimal yaşam trendi ve pandemi ile deprem gibi güvenlik kaygılarının etkisiyle mikro evlere yönelimin arttığını, bu yapıların sınırlı alanı verimli kullanma, enerji tasarrufu sağlama ve esnek tasarım imkânları sunması nedeniyle tercih edildiğini açıkladı.

EKONOMİK ZORLUKLAR MİKRO EVLERİ ÖNE ÇIKARIYOR
Korkmaz, mikro evlere yönelimin temel nedenlerinden birinin ekonomik zorluklar olduğunu ifade ederek, “Konut fiyatlarının artması ve satın alınabilirliğin azalması, mikro evleri bir çözüm alternatifi olarak öne çıkarıyor” dedi. Minimal yaşam tarzına olan ilginin de bu eğilimi desteklediğini vurgulayan Korkmaz, son yıllarda dünya genelinde tüketimi azaltmaya yönelik bir yönelimin öne çıktığını ve bunun mikro evlere olan ilgiyi artırdığını belirtti.
“PANDEMİ VE GÜVENLİK KAYGILARI TERCİHLERİ ETKİLİYOR”
Pandemi süreci ve deprem gibi güvenlik kaygılarının da bu tercihte etkili olduğunu ifade eden Korkmaz, mikro evlerin mobil yapıları sayesinde daha esnek ve güvenli yaşam alanları sunduğunu söyledi. Mikro evlerin en önemli özelliklerinden birinin sınırlı alanın verimli kullanımı olduğunu dile getiren Korkmaz, bu tür konutlarda ergonomi(insan ile iş veya çevre arasındaki uyum), esnek tasarım ve çok amaçlı kullanımın ön plana çıktığını vurguladı. “Kısıtlı bir alanı en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor. Bu nedenle dönüştürülebilir mobilyalar, çok amaçlı kullanım alanları ve dikey depolama çözümleri büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
“MİKRO EVLER HERKES İÇİN UYGUN DEĞİL”
Bu yaşam biçiminin daha çok yalnız yaşayan bireyler veya çiftler için uygun olduğunu belirten Korkmaz, kalabalık aileler için mikro evlerin yeterli bir çözüm sunmadığını söyledi.
Mikro ev tasarımlarında kültürel farklılıkların da etkili olduğunu ifade eden Korkmaz, Türkiye’de mutfak kullanımının ön planda olduğunu belirterek, “Mutfakta lavabo, buzdolabı ve hazırlık alanlarının birbirine yakın konumlandırıldığı üçgen planlama öne çıkıyor. Ancak bu yaklaşım farklı ülkelerde değişiklik gösterebiliyor” dedi.
Enerji verimliliğinin mikro evlerin önemli avantajlarından biri olduğunu vurgulayan Korkmaz, yenilenebilir enerji sistemlerinin bu yapılara kolaylıkla entegre edilebildiğini söyledi. Güneş enerjisi, doğal ışık kullanımı, su arıtma ve soğutma sistemleri gibi çözümlerle hem maliyetlerin düşürülebildiğini hem de çevresel etkinin azaltılabildiğini ifade etti. Dünyada özellikle Çin ve Japonya’da kapsül yaşam alanlarının yaygın olduğunu belirten Korkmaz, Türkiye ve Avrupa’da ise mikro evlerin daha çok şehir yoğunluğundan kaçış ve doğayla iç içe yaşam arzusuyla tercih edildiğini söyledi.
“MİKRO EVLERDE ALAN VE KULLANICI PROFİLİ SINIRLI”
Mikro evlerin geleceğine ilişkin değerlendirmede bulunan Korkmaz, bu yaşam biçiminin bir trend olarak öne çıktığını ancak herkes için uygun olmadığın belirterek, “İleride herkesin mikro evlerde yaşayacağı yönünde bir öngörü olmayabilir. Alan sınırlı olduğu için kullanıcı profili de sınırlı kalıyor. Ancak doğru tasarım ve artan depolama çözümleriyle memnuniyet de artıyor” dedi.
