KARABÜK (TİHA) – Safranbolu Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan Akşamları etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Kültür ve Sanat Sohbetleri’nde “Büyük Resimde Safranbolu” söyleşisi gerçekleştirildi.
Program, 27 Şubat Cuma günü saat 21.00’de Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde yapıldı. Söyleşi, Mehmet Kütükçüoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Programa tarihçi Kerim Özdemir, tarihçi Şenol Susoy ve müzisyen Ertuğrul Tavukçu konuk olarak katıldı. Programın açılışında konuşan moderatör Kütükçüoğlu, Safranbolu’nun tarihsel derinliğine dikkat çekerek, “Büyük resimdeki Safranbolu’yu görmek; tarihin bazen zarif, bazen heybetli, bazen de kırılgan yönlerini anlamaktan geçiyor. Bu akşam tarihin sesini, kokusunu ve anlamını büyük fotoğraftaki ince ayrıntılar üzerinden anlatacağız” ifadelerini kullandı. Etkinlik, Ertuğrul Tavukçu’nun seslendirdiği Çanakkale Türküsü ile başladı.
Söyleşide Safranbolu’nun yalnızca Osmanlı dönemiyle değil, daha eski medeniyet anlatılarıyla da ilişkilendirildiği vurgulandı. Safranbolu’nun Orta Asya kültürüyle bağlantılı destan anlatılarına sahip olmasının dikkat çekici olduğu ifade edildi. Kerim Özdemir, yaklaşık 1950’li yıllara kadar Safranbolu’da sözlü kültürün oldukça güçlü olduğunu belirterek, “Orta Asya’daki destanların varyantlarını 80 yaşındaki bir Safranbolulu teyze anlatabiliyordu” dedi. Özdemir ayrıca, kayıp kitapların, yazmaların ve tarihî belgelerin izini süren yerel araştırmacılar sayesinde Safranbolu’nun hafızasının korunduğunu dile getirdi. Genç Osman gibi kahramanların hatırasının da bu topraklar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Programda Safranbolu’da basın ve kültür faaliyetlerinin gelişimi de ele alındı. Kentte matbaanın kurulması, yerel gazetelerin çıkarılması ve şiir kitaplarının basılması kültürel hayatın önemli adımları olarak değerlendirildi. Ancak geçmişte yayımlanan bazı eserlere günümüzde ulaşmanın zor olduğu belirtildi.
Programın ilerleyen bölümünde Ertuğrul Tavukçu tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Söyleşide cümbüş enstrümanının Batı Karadeniz başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerindeki yaygınlığı konuşuldu. Enstrümanın yapısı ve kendine özgü sesi hakkında bilgiler paylaşıldı. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda cümbüş çalındığına dair bir anı aktarıldı. Enstrümanın “cümbüş” adını, neşeli ve hareketli karakterinden aldığı ifade edildi.
Şenol Susoy ise Safranbolu’nun yalnızca mimarisiyle değil, dergâhları, âlimleri ve tasavvuf geleneğiyle de derin bir manevi mirasa sahip olduğunu belirtti. Susoy, kentin kırsal ve manevi mimarlarının, âlimlerinin, tekke ve türbelerinin zaman zaman yeniden gün yüzüne çıkarıldığını ifade etti.

“BU BULUŞMALAR SAFRANBOLULUK BİLİNCİNİ ARTTIRIYOR”
Tarihçi Şenol Susoy, kültür sohbetlerinin şehir bilincini arttırdığını belirtirken, bu tür etkinliklerin özellikle Safranbolu’da yaşayanların Safranbolululuk bilincini güçlendirdiğini ifade etti. Kültürü sahiplenmenin, aynı zamanda onu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak anlamına geldiğini vurgulayan Susoy, kültür sohbetlerinin şehir hafızasını canlı tutan önemli organizasyonlar olduğunu ifade etti.
“KÜLTÜR TOPRAĞI SÜRMEK GİBİ”
tarihçi Kerim Özdemir ise kültürün anlamına dikkat çekerek, “Kültür, toprağı sürmek gibi” söyleminde bulundu. Kültürel faaliyetlerin toplumu hareketlendirdiğini ve üretken kıldığını belirten Özdemir, bu tür etkinliklerin şehir aidiyetini güçlendirdiğini söyledi.
Programın sonunda Safranbolu Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Akgül, konuşmacı olarak katılan konuklara teşekkürlerini sunarak plaketlerini takdim etti.
