Cuma, Nisan 4, 2025
Ana SayfaKültür-SanatUnutulmaya yüz tutmuş meslek: Sepetçilik

Unutulmaya yüz tutmuş meslek: Sepetçilik

KARABÜK (TİHA) – Safranbolu’da unutulmaya yüz tutmuş zanaat olan Sepetçilik mesleğinin tekrar hayat bulabilmesi için çalışmalar yapan Bilal Belder, yazdığı yazılar ve çektiği videolar ile bu kültürün yok olup gitmemesi için uğraş veriyor.

İnsanoğlu varlığından itibaren ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli araç gereçler geliştirdi. Çevresinde bulunan malzemelerle imkanlar dahilinde giysilerini, beslenme ihtiyaçlarını hayvanlardan, hayatlarına kolaylık sağlamak için ise doğada bulunan ekipmanlardan yararlandı. İnsanlar yaşadıkları bölgede bulunan ağaçların dallarından yaptığı çeşitli sepetler sayesinde, eşyalarını bir yere taşırken kolaylık edindi. Farklı coğrafyalarda farklı ağaç ve bitkilerin yetişmesi ile sepet yapımında kullanılan malzemeler ve yapım şekilleri benzerlik gösterse de geçmişten bugüne sepetçilik mesleği aynı yöntem ve doğallığıyla günümüze kadar ulaştı.

Ülkemizde daha çok tarım faaliyetlerinde kullanılan sepet ve seleler, günümüzde halen kullanılmakta ve sepetçilik mesleği, 2013 yılında Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri’nde yerini aldı.

Karabük’te mobilya öğretmenliği yapan Bilal Belder, Safranbolu’nun unutulmaya yüz tutmuş zanaatı olan sepetçilik mesleğinin tarihin tozlu sayfalarına karışmaması, unutulup gitmemesi için çeşitli çalışmalar yapıyor. Safranbolu bölgesinin kültürünü korumak için araştırmalar yaptığını ve öğrencilerine de sepet yapmayı öğrettiğini dile getiren Belder, coğrafyayı bilen kişilerle Safranbolu’yu keşfetmenin oldukça eğlenceli olduğunu söyledi. Kendi tanımıyla Safranbolu sevdalısı Belder, ayak basmadığı yerleri gidip görmeye çalıştığını belirtti. Gittiği yerlerde kamp yaparak o bölgenin coğrafyasını daha detaylı bir şekilde inceleyen Belder, öğrendiği değerli bilgileri başkalarına aktararak bölgenin kültürünün unutulmamasını istiyor.

Safranbolu’da sepetçilik mesleğinin ortaya çıkışını, insanların neden sepet yapmak ihtiyacında olduğundan bahseder misiniz?

Sepetçilik mesleğinin Safranbolu’ya bağlı Sine Köyü, Müstekler (Meslekler) mahallesi sakinlerinin eskiden kağnı arabası yapımıyla sepetçilik mesleğiyle ilgilendiğini söyleyen Bilal Belder, bu mesleğin köydeki herkes tarafından yapılması ve nesilden nesile aktarıldığını vurguladı. Belder, daha çok tarla işlerinde çalışan insanların boş zamanlarını değerlendirmek için yabani fındık ağacından sepet yaptığını ve yaptıkları sepetleri Safranbolu’nun pazarında satıp gelir kaynağı sağladıklarını söyledi.

BİR SEPET İÇİN BİR ÇAKI YETERLİ

Yabani fındık ağacının dalından sepet nasıl yapılıyor?

Küçük el sepeti yapabilmek için ortalama beş boy yabani fındık dalı ve çakı bıçağı yeterli olduğunu söyleyen Belder, ”İlk olarak çakı bıçağı yardımıyla fındık ağacının sert kısmından 2 mm kertik yapılır. Kertik dizde esnetilir ve dalların bükülmesiyle uzun ince şeritler çıkartılır. Çıkartılan uzun şeritler sepetin şekline göre dizin üstünde çakı yardımıyla düzeltilir. Bu şeritlerden ilk önce sepetin direk kısmı dediğimiz yeri yapılır. Sepetin dibini örmek için 8 adet uzun şeridi, her biri birbirinin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Daha sonra kenarda kalan direkler yukarıya doğru bükülür ve etrafı dallarla çevrilerek yukarıya doğru sarılır. En sonda ise sepetin kulpu esnek kalın fındık dalından yapılır ve sepet kullanıma hazır hâle gelir. Sepet birkaç gün sonra kurumasından dolayı daha da sertleşir ve dayanıklı olur.

Sepetin yapım aşamasında önemli noktalar nelerdir?

Sepet yapımında daha çok yabani fındık ağaçlarının kullanıldığını dile getiren Belder, ”Yabani fındığın meyve vermemesi, sağlam ve esnek olması nedeniyle insanlar bu ağacı seçmiş” dedi. Belder, fındık ağacının yaklaşık 3 yaşında olması, daha küçük yaşta olan ağaçların dallarından sepet yapmanın uygun olmayacağını vurguladı. Fındık ağacından sepet yaparken el becerisinin iyi olmasına da değinen Belder, çakı kullanmanın marifet gerektirdiğini belirtti. Güç uygulayıp dallara şekil vermenin oldukça zahmetli olduğunu dile getiren Belder, sepet yapmak için uzun bir süre deneme yapmak gerektiğinden bahsetti. Belder yaptığı açıklamada, ”Kesilen çubuklardan direk (sepeti oluşturan ana parçalar) yaparken dallar her zaman tek sayı şeklinde yerleştirilmeli. Aksi taktirde dalın bir ucu boşta kalıyor ve sepet tam olarak şekil almıyor” dedi. Sepetin yapım sırasının da oldukça önemli olduğunu vurgulayan Belder, ”Sepet yaparken her zaman alt tabaka önce yapılır. Sonrasında direklere,yukarıya doğru şekil verilir. Şekil verdikten sonra artık dalların etrafından dış kabuk yapılır. Tabii tüm bunları yaparken dalları iyice gerdirip sepet daha sıkı hâle getirilir. Sepet ne kadar sıkı olursa dayanıklılığı da bir o kadar artar.

Sepetçilik mesleği Safranbolu’nun unutulan kültürlerden bir tanesi. Kaybolan kültürler için neler söylersiniz?

Kültürel çalışmalarla, fotoğraflarla, belgesellerle, yazılarla, sempozyumlarla kültürel değerleri anlatacağız. Bu değerleri canlandıramasak bile kültürel değerlere atıfta bulunacağız. Bu sayede insanların aklında kalmasını hedeflemeliyiz. Kaymakamlar, belediyeler turizm haftalarında çalışmalar yapıyorlar. Umarım hiçbir kültür unutulmaya mahkum edilmez. Çünkü insanoğlu özünden ne kadar uzaklaşırsa kendisine de bir o kadar yabancılaşır. Sepetçilik mesleği gibi unutulmaya yüz tutmuş zanaatlerin yok olup gitmesini engellemek gençlerin elinde. Onlar bu değerlere sahip çıkarak kültürlerini yaşatmalı. Kültür, bir bölgenin imzasıdır.

Halil Tükenmez
Halil Tükenmez
Karabük Üniversitesi Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Bisiklet sürmeye ve yürüyüş yapmaya bayılırım. Kedilerim var, Köfte ve Patates. Anadolu Rock dinlemeyi severim.
Diğer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Yorumlar

hulyaokyanus609@gmail.com Açık KBÜ’de “Ekonomi, Gençlik, Gelecek”