KARABÜK (TİHA)- Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Aşağı Güney Köyü’nde arıcılıkla uğraşan Enver Ögül, yıllar içinde hobi olarak başladığı mesleğin zamanla hayatının önemli bir parçası haline geldiğini belirterek arıcılığı TİHA muhabiri Nur Irmak Bozpınar’a anlattı.
20 yıldır arıcılık yapan Enver Ögül, emeklilik sonrası köye geldiğini ve köyde arıcılığa yöneldiğini ifade etti. Başlangıçta hobi olarak başladığı bu işin zamanla ciddi bir sorumluluğa dönüştüğünü söyledi. İnsanlara doğal ve sağlıklı bal üretmenin kendisi için en önemli motivasyon olduğunu belirten Ögül, mesleğin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını vurguladı.
Arıcılığın büyük emek istediğini dile getiren Ögül, “Bu meslek sevmeden yapılmaz. Arıların bakımını sürekli takip etmek gerekiyor. Her şeyleriyle ilgilenmek zorundasınız” dedi. Özellikle sıcak havalarda koruyucu ekipmanla çalışmanın zorlayıcı olduğunu belirten Ögül, kovan kontrolü ve arıların gelişimini takip etmenin dikkat ve sabır gerektirdiğini ifade etti.

“EN KEYİFLİ ANI ARILARI ÇALIŞIRKEN İZLEMEK”
Mesleğin en güzel yanının arıların doğal düzenini gözlemlemek olduğunu söyleyen Ögül, arıların polen taşıdığı ve oğul verdiği dönemlerin kendisine büyük mutluluk verdiğini belirtti. Ögül, “Arıların çalışmasını izlemek insana huzur veriyor. Doğanın işleyişini yakından görmek çok farklı bir duygu” diye konuştu.
Meslek hayatında zor anlar da yaşadığını anlatan Ögül, zaman zaman çok sayıda arı tarafından sokulduğunu belirtti. Bir keresinde yüzün üzerinde arı sokmasına maruz kaldığını söyledi. Buna rağmen mesleğe devam ettiğini ve arıcılığın riskli ancak sabır gerektiren bir iş olduğunu ifade etti.
Enver Ögül, bal üretiminin tamamen doğa koşullarına bağlı olduğunu, verimin yıl içerisinde değişiklik gösterebildiğini belirtti. “Doğal flora yeterli olduğunda yüksek verim elde ediyoruz, bazı yıllarda ise üretimin ciddi şekilde düşüyor” diye konuştu. Ögül, balların genellikle temmuz ve ağustos aylarında hasat edildiğini ve hasat ettiği, süzdüğü balları kavanozlayarak sakladığını ifade etti. Kış aylarında arıların beslenmesi için ek destek yapıldığını dile getirdi.

Erken bahar dönemlerinde görülen arı ölümlerine de değinen Ögül, bilinçsiz tarımsal ilaçlamanın arılar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Bahçe ve tarım alanlarında yapılan ilaçlamaların arı kayıplarına neden olabildiğini ifade etti.
Arıcılığı severek yaptığını ancak kazancın verilen emeğe göre yeterli olmadığını ifade eden Enver Ögül, “Yeniden meslek seçme şansım olsa ticaretle uğraşmayı tercih ederdim” dedi. Buna rağmen doğayla iç içe çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ve bal üretime devam ettiğini söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.
