KARABÜK (TİHA) – Safranbolu’daki tarihi konakların cephelerinde asılı geyik boynuzları, evleri nazardan koruduğuna inanılan yüzyıllık bir gelenek olarak dikkat çekiyor.

Safranbolu’da uzun yıllar konak işletmiş, şimdilerde ise esnaflık yapan İbrahim Yalçın, geyik boynuzlarının Safranbolu’ya hem manevi hem de kültürel açıdan büyük katkı sağladığını söylüyor. Ziyaretçilerin konakları görmek için Safranbolu’ya gelmesinin, şehrin tarihine ve Osmanlı mimarisine ilgiyi artırdığını, mahalle yaşamına da canlılık kattığını belirtiyor. Yalçın, geyik boynuzlarının sadece süs olmadığını, aynı zamanda evleri nazardan koruyan bir simge olduğunu ve geçmişten gelen geleneği yaşattığını vurguluyor.

“BOYNUZLAR ADETA KORUYUCU”
Yalçın, yıllar önce yaşadığı talihsiz bir yangını anlatıyor ve bunu geyik boynuzlarına bağlıyor, “Bizim konağımızda hiç geyik boynuzu yoktu, belki de bu yüzden başımıza geldi. Çevredeki konaklara bakarsanız hepsinin çatısında boynuzlar var, bizimkinde yoktu. Safranbolu yerlilerinin şansı sayılır bu boynuzlar. Bunlar sadece süs değil, evleri koruyan bir işaret gibi. Hem uğur getiriyor hem de konaklara ayrı bir karakter katıyor” diyor.
BÖLGEDEKİ EFSANELER BOYNUZLARIN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR
Boynuzlarının hem kültürel hem de manevi önemine değinen Yalçın, “Buralarda halk arasında anlatılan efsaneler var. Mesela Bahaddin Gazi Efsanesi. Bize küçüklükten beri anlatılan bir çobanın köprü ve cami yapmak için gerekli malzemeleri geceleri geyiklerin yardımıyla taşımış. Geyikler gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuş ve bu olaydan sonra boynuzlara ayrı bir değer verilmiş. İşte bu yüzden konakların çatısındaki geyik boynuzları sadece süs değil, geçmişin izlerini ve kültürel hafızayı taşıyan birer işaret” dedi.
HER SİMGENİN BİR ANLAMI VAR
Yalçın, bazı evlerde boynuzlar gök boncuklarla süslenerek şansa ve berekete gönderme yapıyor. Ayrıca geyik boynuzlarının yanı sıra, koçbaşı gibi diğer simgeler de Safranbolu evlerinde ve çeşmelerde dikkat çekiyor. “Koçbaşları güç ve üretkenliği temsil eder. Bazı evlerdeki payandaların duruşu, ‘Yuvayı dişi kuş yapar’ sözünü somut bir şekilde gösteriyor. Bu işaretler hem insanlara moral verir hem de günlük yaşamda doğru yolda ilerlemeye dair bir hatırlatma işlevi görür” diyor.
