Çarşamba, Mayıs 6, 2026
Ana SayfaGüncelDijital dünyada hukukun gri alanları: Sosyal medya ve hukuki riskler

Dijital dünyada hukukun gri alanları: Sosyal medya ve hukuki riskler

KARABÜK (TİHA) – Yapay zekâdan dijital kimlik taklitlerine kadar uzanan yeni tehditler, hukukun teknoloji karşısında yeniden tanımlanmasını zorunlu kılıyor.

Avukat Hakan Mazman, dijital dünyanın sunduğu sınırsız imkânların beraberinde hukukun henüz tam olarak yetişemediği gri alanları da ortaya çıkardığını belirtti. Özellikle yapay zekâ destekli içerik üretimi, dijital kimlik taklitleri ve anonim hesaplar üzerinden yürütülen eylemlerin, hukuk sisteminin sınırlarını yeniden tartışmaya açtığını ifade etti. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte bireylerin çevrim içi davranışlarının da hukuki açıdan daha fazla önem kazandığını vurguladı.

DİJİTAL DÜNYADA HUKUKUN SINIRLARI

Hakan Mazman, hukukun henüz tam olarak yetişemediği dijital davranışlar arasında deepfake üretimi, veri scraping, algoritmik manipülasyon ve dijital kimlik taklitlerinin yer aldığını söyledi. Mevzuatta bu alanlara dair bazı düzenlemeler bulunsa da pek çok olayın hâlâ mevcut kuralların kıyas yoluyla uygulanmasıyla çözüldüğünü aktardı. Özellikle sosyal medya platformlarında yürütülen bot destekli etkileşimlerin ve sahte hesap ağlarının hukuki denetim açısından yeni sorunlar oluşturduğunu belirtti. Mazman, teknolojinin hızına yetişemeyen düzenlemelerin uygulamada belirsizlik yarattığını da ifade etti. Bu nedenle hukuk sisteminin daha esnek ve güncel mekanizmalarla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

YAPAY ZEKÂ VE SAHTE İÇERİKLERDE SORUMLULUK TARTIŞMASI

Yapay zekâ ile üretilen sahte içeriklerde sorumluluğun kime ait olduğu konusuna değinen Avukat Hakan Mazman, genel yaklaşımda sorumluluğun içeriği üreten kişiye, bunu bilerek kullanan üçüncü kişilere ve bazı durumlarda platformlara kadar uzanabildiğini belirtti. Türk hukukunda kusur ve illiyet bağının esas alındığını vurgulayan Mazman, dijital platformların da içerik denetim süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ kaynaklı içeriklerin her geçen gün daha inandırıcı hale geldiğini belirten Mazman, bu durumun hem bireysel hem kurumsal riskleri artırdığını söyledi. Özellikle kamuoyunu yanıltabilecek içeriklerde sorumluluk zincirinin daha detaylı ele alınması gerektiğini kaydetti.

SUÇ OLDUĞU DÜŞÜNÜLMEYEN DİJİTAL DAVRANIŞLAR

Mazman, WhatsApp konuşmalarını ifşa etmek, başkasının fotoğrafını izinsiz paylaşmak, sahte hesap açmak, IBAN kullandırmak ve ekran görüntülerini yaymak gibi davranışların çoğu zaman suç olarak görülmese de hukuki risk taşıdığını ifade etti. Bu tür eylemlerin KVKK ve Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilebildiğini söyledi. Özellikle kişisel verilerin korunmasına ilişkin farkındalığın toplumda yeterince oluşmadığını da sözlerine ekledi. Dijital ortamda yapılan birçok eylemin “zararsız” olarak algılandığını belirten Mazman, hukuki sonuçların çoğu zaman sonradan fark edildiğini ifade etti. Bu nedenle dijital vatandaşlık bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti.

Hakan Mazman, internette silinen bir içeriğin tamamen ortadan kalkmadığını belirterek; sunucu logları, yedekleme sistemleri, ekran kayıtları ve adli bilişim incelemeleri sayesinde bu verilere yeniden ulaşılabildiğini kaydetti. Bu durumun özellikle hukuki süreçlerde dijital delillerin önemini artırdığını ifade etti. Kullanıcıların “sildim, bitti” düşüncesiyle hareket ettiğini belirten Mazman, dijital izlerin çoğu zaman kalıcı olduğunu ve bu nedenle çevrim içi paylaşımlarda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

ANONİMLİK KALKANI SANILDIĞI KADAR GÜÇLÜ DEĞİL

Dijital ortamda anonim olmanın kişiyi tamamen korumadığını ifade eden Avukat Hakan Mazman, IP adresleri, cihaz bilgileri, log kayıtları ve ödeme izleri sayesinde özellikle ağır suçlarda anonimliğin çözülebildiğini söyledi. Anonimlik algısının, birçok kullanıcıyı yanlış bir güven duygusuna sürüklediğini ve özellikle sosyal medya ve forum platformlarında bu algının yaygın olduğunu kaydeden Mazman, hukuki süreçlerde teknik incelemelerin önemli rol oynadığını aktardı. Dijital dünyada görünmez olmanın, sorumluluktan kaçmak anlamına gelmediğini ifade etti.

Hakan Mazman’a göre gelecekte en hızlı artacak dijital suç türleri arasında yapay zekâ destekli dolandırıcılık, deepfake ses ve görüntüyle kimlik taklidi ile sosyal mühendislik saldırıları bulunuyor. Bankacılık dolandırıcılığının da bu teknolojilerle yeni bir boyut kazandığını ifade eden Mazman, bireylerin dijital okuryazarlık seviyesinin artırılması gerektiğini vurguladı. Özellikle sahte ses kayıtları ve görüntülerle yapılan dolandırıcılıkların tespit edilmesinin zorlaştığını Hakan Mazman bu nedenle hem kullanıcıların hem kurumların yeni güvenlik önlemleri geliştirmesi gerektiğini belirtti.

DİJİTAL ÇAĞDA HUKUK YENİDEN TANIMLANIYOR

Avukat Hakan Mazman, dijital çağda hukukun en çok kimlik kavramı, sorumluluk anlayışı ve dijital delil sistemi üzerinde yeniden tanımlanması gerektiğini vurguladı. Özellikle yapay zekâ ile insan eylemi arasındaki sınırın, geleceğin hukuk tartışmalarında belirleyici olacağını ifade etti. Hukukun teknolojiye uyum sağlayabilmesi için hem mevzuatın güncellenmesi hem de uzmanlaşmış hukukçuların yetişmesi gerektiğini dile getiren Mazman, dijitalleşmenin yalnızca teknik değil aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm yarattığını belirterek, hukukun da bu dönüşüme paralel şekilde evrilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Diğer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Yorumlar