Çarşamba, Mayıs 13, 2026
Ana SayfaAraştırma-İncelemeSosyal medyadaki "like kültürü" toplumsal ilişkileri değiştiriyor

Sosyal medyadaki “like kültürü” toplumsal ilişkileri değiştiriyor

KARABÜK (TİHA) – Karabük Üniversitesi (KBÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Halide Velioğlu, sosyal medyada “beğenilme” arzusunun bireylerin gerçeklik algısını dönüştürerek yeni bir toplumsallık biçimi oluşturduğunu vurguladı.

Sosyal medyanın gündelik yaşam üzerindeki etkisi giderek artarken, bireylerin değer yargıları ve toplumsal ilişkileri de yeniden şekilleniyor. KBÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Genel Sosyoloji ve Metodoloji Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğr. Üyesi Halide Velioğlu, sosyal medyanın toplumsal normlar, bireysel davranışlar ve aidiyet ilişkileri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Velioğlu, özellikle “like kültürü”nün gençler üzerinde önemli psikolojik ve sosyolojik dönüşümler oluşturduğunu söyledi.

Dijital platformların bireylerin düşünce ve davranış biçimlerini görünür hale getirdiğini ifade eden Velioğlu, çevrim içi ortamda paylaşılan her tutumun zamanla toplumsal bir etkiye dönüştüğünü söyledi. Velioğlu, “Bireyler kendi değer ve yargılarını sosyal medyada ifade ediyorlar ve bu ifadeler zincirleme reaksiyon gibi kendilerine bir alan buluyor” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Halide Velioğlu

“LIKE SAYISI HAYATIN KARŞILIĞINA DÖNÜŞTÜ”

Beğeni ve yorum sayılarına bağlı olarak yeni bir toplumsal yapının ortaya çıktığını dile getiren Velioğlu, sosyal medyanın bireylerde onay alma ihtiyacını güçlendirdiğini belirtti. Velioğlu, “Sürekli baktığı, gördüğü, yaşadığı her anı sosyal medyadaki like karşılığı üzerinden değerlendiren bir nesil çıktı” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyanın insanların gerçek hayatla kurduğu ilişkiyi dönüştürdüğünü kaydeden Velioğlu, “Bazı insanlar için öyle bir hal alıyor ki dünyanın hepsi sosyal medya oluyor. O ancak sosyal medyada var olursa bir değer sahibi oluyor” dedi.

“BEN ANLATILARI ÇOĞALDI”

Sosyal medya ile birlikte birey merkezli anlatıların arttığını vurgulayan Velioğlu, özellikle selfie kültürünün bireyin kendisini merkeze yerleştirdiği yeni bir temsil biçimi oluşturduğunu söyledi. Velioğlu, “Manzarayı mı çekecek? Manzaranın önüne kendini koyuyor, selfie çekiyor. Hem öznesi hem nesnesi oluyor” diye konuştu. Bu durumun narsisizm kültürünü beslediğini ifade eden Velioğlu, sosyal medyanın “şimdiki zamanı” sürekli büyüttüğünü ve bireylerin her anını görünür hale getirme çabasına dönüştüğünü kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Halide Velioğlu – Muhabir Şerife Kozan

“GENÇLERDE ODAKLANMA VE YAZMA PROBLEMİ VAR”

Sosyal medya trendleri ve kısa içerik tüketiminin gençler üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını belirten Velioğlu, öğrencilerde dikkat eksikliği ve yazılı ifade becerilerinde ciddi gerilemeler gözlemlediğini söyledi. Gençlerin uzun süre odaklanmakta zorlandığını açıklayan Velioğlu, “Şimdi gelen öğrenciler paragraf yazamıyorlar. Odaklanma problemleri var” dedi.

Gençlerin dünya gündeminden giderek uzaklaştığını da vurgulayan Velioğlu, sosyal medyada aktif olmalarına rağmen önemli gelişmeleri takip etmediklerine dikkat çekti. Haber okuma alışkanlığının zayıfladığını belirten Velioğlu, gençlerin yalnızca karşılarına çıkan içeriklerle ilgilendiğini kaydederek, “Hepsinin elinde telefon var ama dünya meseleleriyle ilgilenilmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“SOSYAL MEDYA GERÇEKLİĞİN YOĞUNLAŞMIŞ HALİ”

Sosyal medyada oluşturulan ideal yaşam algısının bireyler üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu belirten Velioğlu, dijital ortamın gerçek hayatı olduğundan farklı gösterdiğini söyledi. Velioğlu, “Sosyal medya gerçekten bir temsil alanı. Orada her şeyin en iyi, en güzel ve en kusursuz hali sunuluyor. Bu durum da bireylerde ‘artırılmış gerçeklik’ algısı oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Özellikle yalnızlık ve mutsuzluk hissi yaşayan bireylerin sosyal medya karşısında daha kırılgan hale gelebildiğini vurgulayan Velioğlu, sosyal medyanın hem olumlu hem de olumsuz duyguları büyütebildiğine dikkat çekti.

“DİJİTAL DETOKS GEREKLİ HALE GELDİ”

Velioğlu, bireylerin günlük sosyal medya kullanımını sınırlandırması gerektiğini vurgulayarak, dijital mecraların insanın dikkatini ve algısını yönlendiren yeni bir kapitalist alan haline geldiğini ifade etti. İnsan zihni ve algısının giderek dijital dünyanın etkisi altına girdiğine dikkat çeken Velioğlu, dijital kültürün yaşamdan tamamen çıkarılmasının mümkün olmadığını ancak bilinçli ve kontrollü kullanımın önemli olduğunu belirterek, “Dijital kültürü hayatımızdan çıkarmak mümkün değil ama onun efendisi olmak mümkün” dedi.

Şerife Kozan
Şerife Kozan
Karabük Üniversitesi Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisiyim.
Diğer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Yorumlar