KARABÜK (TİHA) – Karabük Üniversitesi Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Selda Cansu Ceylan, postmodern mimarlığın modernizmin tek tip anlayışına karşı geliştiğini ve günümüz mekânlarının kültürel anlamlar taşıyan yapılara dönüştüğünü ifade etti.

Ceylan, “Mimarlık: Teori, Metodoloji ve Uygulama” adlı kitapta yer alan “Postmodern Teori ve Mekânsal Okumalar” bölümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca postmodern teorinin mimarlıkta modernizmin “tek doğru” anlayışına yönelik bir eleştiri olarak ortaya çıktığını ifade etti. Modern mimarlığın sadelik, işlevsellik ve standartlaşmayı ön planda tuttuğunu belirten Ceylan, postmodern yaklaşımın ise bu katı kuralları sorgulayarak çoğulculuk, sembolizm, tarihsel referanslar ve ironi gibi unsurları yeniden mimarlığın merkezine taşıdığını ifade etti.
Modern mimaride uzun yıllar boyunca “form follows function” yani “biçim işlevi izler” anlayışının baskın olduğunu dile getiren Ceylan, bu anlayışta süsleme ve bezemenin gereksiz görüldüğünü söyledi. Postmodern yaklaşımın ise yapılarda anlam katmanlarını yeniden ön plana çıkardığını vurgulayan Ceylan, “Bir yapının yalnızca kullanılmak amacıyla değil; aynı zamanda kültürel mesaj vermek, geçmişe gönderme yapmak ve kullanıcıyla farklı bir ilişki kurmak amacıyla da tasarlanabilir” dedi.
“MEKÂNI YALNIZCA FİZİKSEL BİR ALAN OLARAK DEĞERLENDİREMEYİZ”
“Mekânsal okuma” kavramına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ceylan, bir mekânın yalnızca fiziksel özellikleriyle değil; taşıdığı anlamlar, kullanım biçimleri ve kullanıcı üzerindeki etkileriyle birlikte okunması gerektiğini söyledi.
Bir mekânı okumanın; plan, ışık kullanımı, malzeme seçimi ve insan hareketleri üzerinden o yapının hangi ihtiyaçlara cevap verdiğini anlamaya çalışmak olduğunu ifade eden Ceylan, bir meydanın yalnızca boş bir alan değil; insanların buluştuğu, dinlendiği, protesto yaptığı ve sosyalleştiği bir kamusal alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Mimarlığın yalnızca görsel bir nesne olmadığını dile getiren Ceylan, “Mimarlığı yaşayan ve anlam üreten bir sistem olarak değerlendirmek gerekiyor” dedi.
“HERKES GÜNDELİK YAŞAMDA MEKÂNSAL OKUMA YAPIYOR”
Mimarlık alanında ilgili olmayan bireylerin de günlük yaşamda aslında mekânsal okuma yaptığını belirten Ceylan, insanların yaşadıkları çevreye karşı sürekli değerlendirme içerisinde olduğunu söyledi. Kentlerdeki yapılaşmaya yönelik beğeni ya da eleştirilerin de mekânsal okumanın bir parçası olduğunu ifade eden Ceylan, bireylerin mimari üretimlerle yaşamlarının her anında karşı karşıya olduğunu belirtti.
“POSTMODERN MİMARLIK KENT KİMLİĞİNİ ETKİLİYOR”
Postmodern mimarlığın günümüz kentlerindeki etkilerine de değinen Ceylan, özellikle modernist şehir anlayışının kırılmaya başlamasıyla birlikte kentlerin yalnızca işlev ve verimlilik üzerinden değil; kimlik, imge ve deneyim üzerinden şekillenmeye başladığını söyledi. Bu durumun postmodern yaklaşımın kentlerde daha görünür hale gelmesine neden olduğunu ifade eden Ceylan, farklı tarihsel referansların bir arada kullanıldığı, sembolik öğelerin öne çıktığı ve zaman zaman ironik tasarım diline sahip yapıların yaygınlaştığını belirtti.
Küresel ölçekte özellikle 1980’lerden sonra postmodern mimarlığın etkisinin arttığını söyleyen Ceylan, gökdelenlerde dahi tarihsel referansların yeniden yorumlandığını, modern mimarinin keskin çizgilerinin yerini daha eklektik ve çok katmanlı yapılara bıraktığını ifade etti.
Türkiye’de ise bu yaklaşımın özellikle 1980 sonrası kentleşme sürecinde belirginleştiğini aktaran Ceylan, büyük şehirlerde alışveriş merkezleri, plazalar ve kamu yapılarında Osmanlı-Selçuklu referanslarıyla küresel postmodern estetiğin bir arada görülebildiğini söyledi. Ceylan, postmodern mimarlığın günümüzde kentlerin karmaşık, parçalı ve çoğulcu yapısını yansıtan önemli bir ifade biçimine dönüştüğünü belirtti.
