KARABÜK (TİHA) – Fazla tuz tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken bilimsel verileri değerlendiren Diyetisyen Veli Akarca, Türkiye’de bireylerin günlük tuz tüketiminin önerilen sınırların üzerine çıktığını belirterek, bu durumun hipertansiyon ve kalp hastalıkları riskini artırdığına dikkat çekti.
Avrupa genelinde yapılan ve Avrupa Kardiyoloji Derneği tarafından paylaşılan veriler, yüksek tuz tüketiminin doğrudan kan basıncını artırdığını ortaya koydu. Araştırmalarda, günlük tuz tüketiminin artmasıyla birlikte hipertansiyon görülme sıklığının da belirgin şekilde yükseldiği tespit edildi.
Diyetisyen Veli Akarca, Türkiye’de bireylerin günlük ortalama 9-10 gram civarında tuz tükettiğine dikkat çekerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği 5 gram sınırının çoğu zaman iki katına çıkıldığını söyledi. Akarca, “Bu durum uzun vadede ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

Açıklanan verilere göre, aşırı tuz tüketiminin yalnızca tansiyonu yükseltmekle kalmadığını, aynı zamanda kalp krizi ve felç riskini de artırdığını belirtiyor. Diyetisyen Akarca da yüksek tuz tüketiminin damar yapısını bozduğunu ve kalbin daha fazla çalışmak zorunda kaldığını vurguladı.
GİZLİ TUZ TEHLİKESİ
Araştırmalara göre tuzun büyük bir kısmı sofrada eklenen tuzdan değil, işlenmiş gıdalardan geliyor. Ekmek, hazır çorbalar, atıştırmalıklar ve fast food ürünleri gizli tuz kaynakları arasında yer alıyor.
Diyetisyen Akarca, “En büyük sorun, tuzun sadece sofrada eklenen bir şey sanılması. Oysa tüketilen tuzun büyük kısmı hazır ve işlenmiş gıdalardan geliyor” dedi. Akarca’ya göre özellikle ekmek, peynir ve işlenmiş et ürünleri günlük tuz alımında önemli bir yer tutuyor.
TANSİYON SESSİZCE YÜKSELİYOR
Uzmanlara göre yüksek tuz tüketiminin en tehlikeli yönlerinden biri, etkilerinin uzun süre fark edilmemesi. Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlerken, ilerleyen süreçte ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Akarca, aşırı tuz tüketiminin sadece tansiyonu değil; böbrek fonksiyonlarını da olumsuz etkilediğini, vücutta ödem oluşturduğunu ve kemik sağlığını bozabileceğini belirtti. Gençlerde de riskin arttığına dikkat çeken Akarca, “Eskiden daha çok ileri yaşlarda görülürdü ancak günümüzde gençlerde de hipertansiyon vakaları artıyor” diye konuştu.

“TUZU AZALTMAK MÜMKÜN”
Tuz tüketimini azaltmanın sanıldığı kadar zor olmadığını belirten Diyetisyen Akarca, ilk adımın sofrada tuzluk kullanımını bırakmak olduğunu söyledi. Hazır gıdaların azaltılması ve ev yemeklerinde tuz miktarının kademeli düşürülmesi gerektiğini ifade eden Akarca, “Baharatlar, limon ve doğal aromalarla yemeklere lezzet katılabilir” dedi.
Akarca ayrıca, paketli ürünlerde etiket okunmasının önemine değinerek sodyum oranı yüksek ürünlerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.
“TUZ EKLEMEMEK YETERLİ DEĞİL”
Toplumda yaygın bir yanlış algıya da dikkat çeken Akarca, “Hiç tuz eklemiyorum diyen biri aslında düşük tuz tüketmiyor olabilir. Çünkü günlük tuzun büyük kısmı zaten işlenmiş gıdalardan geliyor” dedi.
